Güneş doğuyor

Gülünç durmuş gibiydi ona biçilen kaftanı. Şöyle bir bakındı umarsızca, gerçek diye sandığı bildiklerini görüyordu. Şaşkınlığı duygularını anlamlandırmaya yetmiyordu. Uzun süredir kimse bam teline dokunup, köşesinde ağlatmayı bekleyen enstrümanına el sürmemişti. Ütopik hayal dünyasında gürültüler, savaşları davet etmek üzereydi. Korktuğunu kabul etse barış gelecek ve iyiyim diyebilecekti. Çok basit görünen gerçeklere kapalı, sığınağının ötesinde fark … Güneş doğuyor yazısını okumaya devam et

Sonradan

Bir kadın vardı, bir adamı bekleyen. Sorgusuz yalnızca anlayış isteyen, Kadını karanlığa terk ederek arada bir ışığını lütfeden. Adam sınırlarını kollar, kadın sınırsızlığı tadarken. Zamanla yorulsa da sevmeyi bırakamayan ve sadece sevilmek isteyen iki insan. İki farklı dünya, aynı frekansta buluşan. Hepsi bu, ötesi olamayan.