Ölen yalnızca zaman

Uyuşmuş canı bir adım öteye gitmeyen bedenimle sunulan güzelliklere yaprak açıyor, esmeyen rüzgara masumiyeti geride bırakıp eskilerde bulduğum umutla bekliyorum. Sessizce ölümsüzlüğe and içmiş gibi soğuk tenimde yanan güneşten kaçınıyorum. Suskun ve düğüm düğüm sıfatları es geçip kırık tekneyle alabora olmamak için belki de sadece karaya varmak için bahaneler buluyorum. Özlediklerim arada bana göz kırpıp varlığını hatırlatıyor ama kendime zor yetiyorum. Ruhu kaybolmuş ve onu aramaktan vazgeçmiş halde…