Safsata

Emin değilken belki de heveslendim muradıma, kendimi avuttum görkemli saatlerin gelmesi için. Hepsini tek başıma yapabileceğime inandım. Şimdi durmuş olup bitenlere ve bana kalmayanlarla sızlanıyorum. Beni anladığını söyleyenler var ama yalnız kalmaktan korkuyorum. Aslında bir tek ben anlayamıyorum kendimi. Sonra o biri çıkıyor, kabuğuma çekilmek üzereyken. Anlıyor sanki ters giden karmaşamı. Desteğini esirgemeden kibarca dinliyor … Safsata yazısını okumaya devam et

Bir ben

Sende ben kutba giden bir geminin sergüzeşti, Kumarbaz macerası keşiflerin. Sende ben güneşli bir ormanın derinliğinde dalmış bir çift göz. Kan ter içinde, aç ve öfkeli. Sende ben uzakları yakınların, Sersemliği üstünde ve ümitli.

Var olmayan

Sevginin gücü geceyi darmadağın eden cazibesiyle geliyor. Sahip olamadığım benzersiz pırıltın arkasından. Sendeki kararlılığa hapsoluyorum yavaşça. Fısıltılar kopuyor: Ah sevgili, çok geçmeden... özledim seni.

Ben küçükken

İlkokulda, masam daha bacaklarıma değmiyorken, Tebeşirin çıkardığı o tiz ses ve küçük odada toplanmış çocukların ılık nefesi, Hayranlıkla bakıyorduk bize şiir okuyan öğretmenimize. İlk kez şarkılardan başka sözlerde ezgiler olmadan uzaklara dalmıştım. Herkes hayaller kuruyordu, Ortak kahramanımız güneş gibi selamlıyordu minik ellerimizi. Etkisiyle mest eden ve yıllar öncesinde iz bırakan; Güzel sesi, saçları hala hatırımda. … Ben küçükken yazısını okumaya devam et

Var

Bir kolyem var bana onu hatırlatan, özlediğimde taktığım boynuma. Korkutan rüyalarım var onun yokluğunu getiren sabahlarıma. Uzun uzun bakmışlığım var benden gidecek gözlerine. Anlamak istemediği ve beni görmezden geldiği zamanlarım var gözyaşların da teselli aradığım. Birçok kuşkum var ona bahsetmediğim. En çok da sevme yetim var onu yüceltmek isteyen. En tuhafı hala canımı yakan sözleri … Var yazısını okumaya devam et

Muhayyel beklentiler

Başka türlü de olabilirdik. Daha iyisi tabii ki, kötüye katlanamıyoruz çünkü. Gün ışığında böyleyiz, sade ve akışa gömülmüş cesetlerimizin soğukluğunda; zoraki gülümsemelerimiz ile günaydınlarımız kaplıyor duvarlarla örtülü havasız kalmış rutubetli alanların orta yerini. Belli bir saatimiz var ayılmak için. Büyücüler dünyasının mahzeninde yıllanmış şaraplara yenik düşmüşçesine, hipnoz halindeyiz. Çevremizdeki tepkiler ve etkiler algımızı değiştirmiyor. Çünkü … Muhayyel beklentiler yazısını okumaya devam et