İstanbullu

Kızgın, yorgun, bitkin, dingin haller; türlü türlü insan var bu şehirde. Her köşe başında bir dilenciye rastlamak mümkün. Meslek haline getirilmiş neredeyse. Herkes oradan oraya koşturuyor. Diğerleriyse onların yoğunluğundan nasibini alıyor. Trafik denen bir illet var ve çoğunluk bu yüzden mesafeleri aşamıyor. Bahanesi kolay bir mazareti kullanabiliyor böylece herkes. Bazılarıysa kendini şehrin dışına atıyor her … İstanbullu yazısını okumaya devam et

Siyah beyaz röportajı 4

Siyah: Bana güvendin. Tüm söylediklerime inandın. Şimdi neden inanmıyorsun? Suçum ne, söyle bana! Beyaz: Çünkü çok kararlı görünüyordun, inanmaktan başka çarem kalmamıştı. O zaman öyle inanmışım ki sana, şimdi tersini söylediğin için inanasım gelmiyor. Siyah: Sen, sen hep kesin misin? Sapan konuşmaların, elinde olmayan sebeplerin, karşı koyamadığın hislerin yok mu? Bu mu beni siyah yapıyor? … Siyah beyaz röportajı 4 yazısını okumaya devam et

Eksik bir şeyler

Bir şeyler eksik ya da benim gururum bu. Fazlalıkları görmezden gelmek. Bana ihtiyaç duyanları sevmek, onlarla eksiklerimi tamamlamak. Bilmiyorum ama insan eksik kaldığı zaman hiç bir işinde tam olamıyor. İstendiğini bilmek, bunu hissetmek yedek anahtar gibi. Yolunda gitmeyen şeyler var ve onlar ile eksikleri görmezden gelip güç buluyorum. Dengede yaşamak kolay değil, anı anını tutabilenlere … Eksik bir şeyler yazısını okumaya devam et

Geç kalınmış bir adım

Çok geç kabul ediyorum. Geriye dönmeyi düşlediğim an. Sarmallar buduyor kenetlenen ellerimi, Sahte öğütler besteliyorum. İnancım kuvvetlendikçe gözüm görmez oluyor. Çok geç itiraf ediyorum. Yaşlı bir ağacı kesmek gibi yaralayan, Bir elimde tırmık diğerinde kürek. Doğrucu bilir kişiler ile yaralanıyorum. İnancım zayıfladıkça sırça köşkler aralanıyor. Çok geç olsa da arada düşler ile avunuyorum.

Korkuyorum

Bazı kararlar veriyorum, uzun zaman alıyor. Yinelediğim sözlerle aynaya bakarken buluyorum sonradan kendimi. Pek çok şey değişiyor ıssız hayatımda, eşyalarımı üst üste iteliyorum. Çabalamaktan usanmıyorum. Mutlu bir an için yalanlar masumca geliyor. İnancım körelirse, ateş ettiğim adreslere uğruyorum. Ant içmiş gibi kovanlar ve nişancılar arasında bir yere sığışıyorum. Fırtınanın dinmesini bekleyen küçüğüm, korkuyor. Dışarısı soğuk … Korkuyorum yazısını okumaya devam et

Gözyaşı damlası

Seni sevmeye hakkım yok ne de başkasını. Yürüdüğüm yollar çakıllı. Hangi uçurumda son bulacak ıstırabım belli değil. Seni üzmeye hakkım yok ne de bir başkasını. Sislerle çevirili ormanda hava buz gibi. Kurtlar tepelerde uluyor gün ortasında. Gitmem gereken yerler var. Bildiğim sözler, yetiştiğim anılar. Seni özlemeye hakkım yok ne de kendimi. Kedi ve yavrusu sığınağımda … Gözyaşı damlası yazısını okumaya devam et

Zamanı değil

Kaldırımlar sokaklara kavuşamamıştı. Gün ağarmıyordu henüz uyandığımda. Saatler ardı sıra peşimde, sen içimde. Bilinmezlikte cevaplar ıssızlaşmıştı. Gece karası, rıhtımda beni beklediğinde. Unutmadan sarıldım resmine. Camları kestiğimde elimi, bırakmadım. Uzaklaşan gemi ve kayık gülümsedi. Senden kalanlarla ben eksilmedim.

Affet

Neredesin sen? Saklandığın yer neresi, neredesin sen? Haritada ki yerin puslu. Beni nereye sakladın, neredeyim ben? Saklı mazini bıraktığın gibi gel! İzlerimi takip etmek istersen, buradayım ben. Uzak durduğun köşenin bağrı açık. Kokunu al da gel! Alıştığım simanı gizleme, neredesin sen? Boşluğa saplanan kalbim batık. Yalnızlık tomurcuğu çiçeğini sula da gel! Sığdıramadığım yerin acıklı. Feryadım … Affet yazısını okumaya devam et

Avuntum

Avuntum yok, sen yoksun. Hiç olmayacaksın gibi. Seni sevmem yalanmış gibi. Her şeyde hiçbir şey bulamazken, Senden uzakları düşlüyorum. Yoksun sen, kabul. Acıtsa da itirazsız suskunluğum, Geçmeyecekmiş gibi. Benim olman yanlışmış gibi. Ümitlerimi bavulumda bulamazken, Yakınını düşlüyorum. Varsın sen, kabul. Acıtsa da çelişkili yeltenmem, Geçecekmiş gibi. Sensizlik yanlışmış gibi. İçimde seni bulup öyle özlerken, Düşünemiyorum. … Avuntum yazısını okumaya devam et