Hayvani

Çözülmeyi bekleyen et gibi Fazla kalırsa bozulacak, az kalırsa yenmeyecek Yerinde müdahaleyle kurtarılabilir ancak Hayati durumunun farkında olmayan fani gibi

Geleceğe gidiş

Kendimden korkuyorum Sızı gibi cam kenarında damlayan yağmur İnce ince mehtabı seyre dalan çay mağrur Geride kalan kurtuluşların özündeki çisiler Onlar gibi zamanı uzun tutup, heybeti kısaltmak da var Hepsinden öte, bilmediğim ve beni durduran bir akıntı var

Soğuk-sıcak

Bir anlıyorum seni diyorum, güneş batmış. Balçıklarını sıvadığı bileklerim ellerime bağlı değil. Parmak uçlarım soğuktan kaskatı. Güneşin dönüşünü beklemek nafile. Yalancı güneş kandıramaz beni. Sende anlamadığımı sandığın baş yapıtlarında  beni mizah unsuru olarak göremez, kandırıldığın güneşle beni kıskandıramazsın.

Gibi gibi

Mucize diyorlar adına Yaşanması güç İç çekişi brandalarda saklı Bir caz dinletisini kulaklıkla son ses dinlemek gibi Tellere değer safran keskini dolgu kalıpları Acıyan gözlerin yanardönerliği hiç