Aşı zamanı

Mutluluk aşısını icat ettim ben, dozajını ayarlamak da benim sırrım. Kimseyle paylaşmam. Yetenekli insanların vardır muhakkak sırları, kasten olmaz ama öyle gerekir. Başkaları mutlu olsun diye kullanmaya başlanan sihirler ile aşıları icat eden bir insancığım ben. Irkımın en yücesine hitaben saygılarımı da sunarak övünüyorum bu yeteneğimle. Satışlarda mağlubiyeti göğüslemeyi göze olarak kotamı doldururum. Çuvallarla aşıyı … Aşı zamanı yazısını okumaya devam et

Durgunluk

Boş durmak hasta eder beni. Afakanlar basar. Amaçsızca dolanmayı sevmediğimden değil, Hastalık hastası olmak istemediğimden. Zor da olsa bir uğraşım olsun. Ben de farkına varayım yaşadığımın. İşe yaradığım onaylansın tescille. Tek ben bilsem de olur. Ama birileri de söylesin ne olur! Daireler çizmektense çembere geçsem, İki boyut daha güvenli işi olmayanlar için Kaçılacak alan daha … Durgunluk yazısını okumaya devam et

Mizansen

Kara bulutların dağılmadığı zamanlar. Onu düşünürüm, ona dair herhangi bir şeyi. Beyaz sığınakları apaçık eder, ona dair hayaller. Yağmurları kucaklarım, benim olduğu zamanlar. Tepelerden duyulur kalbimin gürültüsü, Mucizeye adını veren birine dair iyilikler. Yok oluşun varlığa can verdiği zamanlar.

On kala

Tecrübe denen bir şey var. Benimde var öyle bir şeylerim. Düşünen ruhum düşe kalka benimle. İçimdeki delilik dışarı çıkarken kalemleri sivriltiyor. Ölüme on kala yazılar süzülüyor. Yazmalı biri bestesini cıvıldıyor. Son dileğimi yazarken kuşlarla gidiyorum.

Törpü

Sessizliğimi bozmayacağım. Ancak böyle yok olabilirim. Ulaşılamayacağım. İzin vermeyeceğim var olmalara. Gülemeyeceğim bir süre. Belki o da çıkaramaz beni buradan. Evet kendime çok yükleniyorum. Ama başka çarem yok. Ölmek üzere olan birinin son çırpınışları bunlar. Kör düğümlerimle kör etmek istemiyorum. Umarsız takındım çıkarmayacağım. Neşemi ucuz romanlara sunmadan. Acımı da törpülemeyeceğim. Beni bırakın hepiniz. Ben de … Törpü yazısını okumaya devam et

Bisikletimin pedalları

Hani yok olsam gitsem ne güzel olurdu. Kimseye haber vermeden, sessizce gitmek. Gittiğim yer de var olmayan bir yer olsun. Ölüm böyle bir şey mi ki? Bu dünya bana göre değil anlıyorum. Suyu bile sarhoş olma bahanesiyle içiyorum. Anlamadan farkına varmadan yok olup gitsem, Beni tutmasa kimse. Bıraksalar da düşsem uçurumdan, Yuvarlansam yokuştan, Bisiklet sürsem … Bisikletimin pedalları yazısını okumaya devam et

Unutmasam ne çıkar?

Bu zamana kadar neleri unutmadı ki bu kafa. Yine unutacak dirense de. Neyin kafasını yaşıyor bu kafa? Neden bu kadar ısrarcı inadına inadına. Geç gitsin, ömrün yetmez anlamaya. Yalnızlık rıhtımında unutulan o olacak. Yıka geçe unut, ha nasihatı geç dersen. Onun da bir yolu var, unutmazsın olur biter. Ruhunu makineleştirir, refaha erersin. Unutulanlar ve diğerleri … Unutmasam ne çıkar? yazısını okumaya devam et

Israrcı tayfası

Hep bir cevap istiyorsunuz, hep bir meraktasınız. Haberiniz yok olanlardan. Çürümeye yüz tutmuş biçarelerden. Nezakette bir yere kadar. Doğallığı kaldırabilir misiniz? Hırçın kayalarımın umarlarınızı yaralaması hoşunuza gider mi? Hiç sanmıyorum. Kalakalın siz, hiç kıpırdamayın. Beni de bırakın o limanda. Vapur düdüğünün dumanlı sesinde kaybolmakla meşgulüm ben.

Sizsiz

Kimseyi davet edesim yok tek kişilik şölenime. Rahatsızlık değil onlarınkisi bir çeşit düzmece. Çizgi filmlerde izlediğim konuşmasız repliklerde, Yok oluşun adını gördüğüm o siyah mahalde.

Dallarımızda tomurcuklar açsın

Ne masum yıllarmış onlar, anılarımın saklı kaldığı kayıtlara kayıtsız kalmışım meğer. Büyüdüğümü anladım baktıkça, yılların nasıl gaddarca geçtiğini, o güzel günleri bir daha bulamayacağımı kavradım. Deliren benle deli olan arkadaşlarımı sevgiyle selamlıyorum. Sizler sayesinde devam edebildim ben. Ne günler ne aylar geçirdik beraber, duygulanmamam mümkün mü? Özlemle andım her anımızı, iyi de değildi koşullarımız ama hep … Dallarımızda tomurcuklar açsın yazısını okumaya devam et